26 Aralık 2010 Pazar

görünmez olmak...

uzun süredir aynaya bakmıyor(muş)um... yani bakıyorum da görmüyorum... belirli bişeye bakacaksam eğer (saçıma, gözüme, bir sivilceye) sadece onu görüp çeviriyorum kafamı... aynı şey fotoğraf içinde geçerli... uzun süredir fotoğraf çektirmiyorum ya da çok az çektiriyorum... çetirdiğim zaman yine çok bakmıyorum kendime... kendimi inkar ediyorum belki de... herkesin beni böyle kabul etmesi konusunda ahkam keserken sanırım kendimi kabul etme noktasında sorunlar yaşıyorum...

peki nerden çıktı bu... hafta içi bir arkadaşım ikimize dair bir fotoğraf gösterdi "çok gülüyorum ben buna, çok komik" diyerek... fotoğrafa bakmak için masamdan kalkıp onun masasına gittim... bakınca kendimi gördüm... arkamı dönüp yürümek için adım attığım bir anda çekilmişti... gülmedim ama ben, belli belirsiz gülümsedim sadece... bana göre komik değildi çünkü... o kadar kalınlaşmışım ki... bir yabancıya bakar gibi baktım kendime... o kafa benim olmasa, üzülürdüm o vücut için... nasıl yaşayabiliyor, taşımak için nasıl zorlanıyordur derdim kesin... ama bendim... zor da olsa taşıyordum, belkide bilinçaltımda varlığını inkar ettiğim için taşıyabiliyordum... eve gelip aynaya baktım dikkatlice... önce yuvarlaklaşmaktan ifademi kaybettiğimi düşündüğüm yüzüme baktım sonra da bedenime... çok uzun zamandır yaptığım şeyin farkındaydım ama böyle aniden tüm çıplaklığıyla karşıma çıkınca afalladım işte, üzüldüm...
resimdeki fırat'tan bir farkım yok anlayacağınız...onun kadar çocuğum ben de...o var olan bir perdenin arkasına saklanıyor, ben kendime görünmez perdeler çekiyorum...ve ikimizde gerçek olmayan birşeyi kabul etmeye çalışıyoruz gözümüzün kenarında bir damla yaş ile...o burası benim evimmiş diyor olmadığını bile bile... bende bu benim bedenimmiş diyorum işte...


24 Aralık 2010 Cuma

dipteyim...sondayım....

hayatımda ilk kez kendimden nefret ettiğim bir dönemi yaşıyorum... mevzu sadece kilolar değil, o tıngır mıngır bir şekilde gidiyor ya da gitmiyor...mevzu tamamen ben...umarım gelebileceğim en kötü noktaya gelmişimdir...dibi gördükten sonra yükselişe geçme hissini yaşamak istiyorum artık...

29 Temmuz 2010 Perşembe

karar versem ne....


akşamdan nasıl kararlıyım nasıl kararlıyım...tartıdaki rakamı gördükten sonra karar vermesem neye yarar...(XXX) bu işe bir dur demek gerektiğine ve yalnız başıma beceremeyeceğime inanıyorum... hoş diyetisyenlere karşıda inancımı yitirdim gibi... önce onların bana kendilerini beğendirmeleri gerekli yani... :PP yine de kontrolsüz olmuyor bu iş...

yatmadan 2 hafta önce yaptırdığım tahlilleri buldum...biliyorum ilk isteyecekleri şey çünkü...saatimi 06:30'a kurdum...07:30 civarı hastanede olmalıyım...kampüs içersindeki hastaneye gideceğim...aynı kurumda çalıştığım için hem yakın olsun istiyorum, gidip gelmenin kolaylaşması için... hem de çok para vermek istemiyorum işin aslı...07:30'a doğru hastanedeydim... aaa sıra yok... nasıl yani... insanlar 07:00'den önce geliyorlarmış ve 07:30'a kadar sıra kalmamış...personeli olduğum kurumun hastanesinden yararlanamıyorum...duruma da inanamıyorum bu arada...randevusuz çalışan kurum mu kaldı yaa...len bana faydanız yoksa (personel olarak) kime faydanız olacak...hay ben böyle işin içine küfür küfür... düşünceleriyle çıktım hastaneden...

ama koydum ya aklıma...yakınlarda ki özel hastaneyi kestirdim gözüme... ne kadar isteyebilirler madem bir karar verdim bugün uygulayayım düşüncesiyle... özel hastanedeki diyetisyen ücretini ben 25-30 civarında düşünmüştüm ama 75 liraymış...(sizi bilmem bana göre yuhhhh) anadoludaki bir çok ildeki özel hastanelerde 25-30 civarında çünkü...(bu arada bu şehirde acemiyim, fiyatlar o yüzden bana çok gelebilir) farklı ne yapacak bana Allah aşkına...


sinirlerim bozuluyor, canım sıkılıyor....ne yapılır bunun üstüne.... işe dönüp simitli, poğaçalı kahvaltı tabii ki... hüüüüü....

27 Mayıs 2010 Perşembe

spora evet tembelliğe hayır...


başlığı gören de spor yapmaktan harap olduğumu düşünür... ama benim derdim yapamamak...
her akşam sabah erken kalkayım da biraz yürüyeyim diyorum... normalde benim kilomda çoğu insanın düşüneceği bir şey bu şaşılacak bişi yok...:)) benim gibi düşünen bir çok kişi sabah uykusuna yenilir yataktan kalkamadığı için yürüyüş başka sabahlara başka baharlara kalır... ama bennn... ben son üç sabahtır saat altıda kalkıyorum...üstelik cin gibi...


ama yürümüyorum... evde geziniyorum...bilgisayar başında oyalanıyorum ... ama yürümüyorum...


nasıl bir inattır nasıl bir bilinçtir anlayabilmiş değilim... şimdi ben kendimi bile anlayamazken karşımdaki nasıl anlamayı nasıl bekliyorum ...(bunun konumuzla bir alakası yok:) ) bu arada yürüme eylemini de evde gerçekleştireceğim haa...vitrine sığsa koyacağım-vitrinim yok gerçi- bir koşu bandım var da evde...anca o görevi görüyor çünkü... çok kızıyorum kendime çokkk...


derdim diyet yapmak değil... öncelikli derdim yani...ilk olarak spora başlamak istiyorum çünkü... gerisi kendiliğinden geliyor...benim için en azından....bi başlasam ... o gün yazmak istiyordum aslında ama baktım o gün gelmeyecek gibi...bunu da ertelemeyeyim dedim...


bu arada sabah tartıldım...XXX kiloyum... neyse almamışım ...benim için büyük başarı... geçen öğlen yemeğinde nasıl bir obez gibi davrandığımı yazacağım daha...(obez değilim de obez gibi davranıyorum :)))P ) yazayım da yaptıklarım gözümün önünde dursun di mi ama....


19 Nisan 2010 Pazartesi

Yuhhh...




Bu sabah tartıldım... Tartıda görünen rakam insanda ister istemez başlıktaki tepkiye yol açıyor... Yuhhh dedim yaa...Hatta üstüne bir de o haaa dedim kendime...30 yaşındayım... XXX  kiloyum... Hiç olmadığım kadar şişmanım... Hep tombiktim ama bu gördüğüm rakam üst sınır... Adımı inkar etmiyorum vesselam... Yakında yürümem yuvarlanırım sanırım...

5 Nisan 2010 Pazartesi

...

Yazmak istiyorum... Zayıflamak istiyorum... Aslında en çok zayıfladığımı yazmak istiyorum... Bakalım yapabilecek miyim...